Birinci yazıda şunu netleştirdik: sohbet kutusundaki yapay zeka, filmdeki bilinçli robot değildir. Peki sen bir cümle yazınca cevap nasıl geliyor? Bunu sihir diye geçiştirirsen, yanlış çıktı geldiğinde şaşırıp kalırsın. Bu yazıda formül ezberletmeden şunu anlatıyorum: bu araç örneklerden örüntü çıkarır ve tahmin üretir. Güzel cümle kurması, konuyu insan gibi anladığı anlamına gelmez.
Bu yazı, Yapay Zeka serimizin ikinci bölümüdür. Aracın sınırını gören öğrenci daha net soru sorar, daha az kandırılır.
YZ anlıyor gibi durur çünkü dilbilgisi düzgün, kendinden emin cümleler üretir. Asıl yaptığı iş, daha önce gördüğü metinlerdeki kalıplara bakıp bir sonraki parçanın ne olabileceğini tahmin etmektir. Bu tahmin bazen gerçeğe yakındır, bazen uydurmadır. İkisini ayıran şey senin kontrolündür.
Öğrenme, sen yazarken olmaz
Birçok öğrenci şunu sanır: ben bu kutuya yazdıkça YZ beni tanır, ödevimi öğrenir, her seferinde daha akıllı olur. Okulda kullandığın sohbet aracı çoğu zaman böyle çalışmaz.
Asıl ağır iş eğitim denen aşamada olur. Model, daha önce milyarlarca cümle, kod, kitap ve internet metni üzerinde çalıştırılır. Bu iş pahalıdır, uzun sürer ve senin sohbetinden önce biter. Senin yazdığın cümle, o bitmiş modele giden bir sorudur. Model o anda yeni bir insan gibi ders çalışmaz; elindeki kalıplarla bir devam üretir.
Atölye benzetmesi şöyle: lehim istasyonunu bir kez kurarsın. Sonra her kart için o istasyonu baştan icat etmezsin. YZ modeli de büyük ölçüde kurulmuş bir istasyondur. Sohbet, o istasyonda yapılan iştir.
Kaba ama işe yarayan benzetme
Düşün ki önünde kocaman bir defter var. Bu deftere yıllarca ödev, kitap, forum yazısı ve kod örneği işlenmiş. Sen bir cümle yazıyorsun. Defter, daha önce gördüğü benzer cümlelerden sonra genelde ne geldiyse ona yakın bir devam üretiyor. Bu bilinç değildir. Vicdan da değildir. Örüntü artı tahmindir.
Üç parça yeter:
- Girdi: Senin sorun, yapıştırdığın hata mesajı, yüklediğin metin veya görsel.
- Model: Eğitimde ayarlanmış çok sayıda sayı. Ezberlemek zorunda değilsin. Bilmen gereken şey şudur: bu sayılar, modelin hangi kelimeye daha çok yaklaşacağını belirler.
- Çıktı: Olası bir cevap, kod, özet veya görsel. Olası demek, tek doğru cevap demek değildir.
Çıktı, eğitimde çok görülen kalıpların yansımasıdır. Az görülen, hiç görülmeyen veya karışık anlatılan konuda model saçmalayabilir. Bazı araçlar internette arama da yapar. Arama olsa bile linki sen açarsın; açılmayan kaynağı kullanmazsın.
Neden bazen uydurur?
Günlük dilde buna uydurma deriz. Teknikte sıkça halüsinasyon denir. Korkutucu bir kelime gibi durur ama kastettiği şey şudur: model, gerçekte olmayan bir kitabı, siteyi, pin numarasını veya tarihi, düzgün bir cümleyle yazabilir.
Bunun sebebi modelin yalan söylemeyi sevmesi değildir. Sistem, çoğu zaman bir devam üretmek üzere kuruludur. İnsan gibi durup güvenilir biçimde bilmiyorum demez. Boşluk görünce ikna edici bir cümle kurmayı, susmaya tercih eder. Bu yüzden kendinden emin durması, doğru olduğu anlamına gelmez.
| Durum | Ne olabilir? | Sen ne yaparsın? |
|---|---|---|
| Az bilinen konu, kaynak istiyorsun | Olmayan kitap veya site uydurabilir | Linki gerçekten aç. Yoksa kullanma. |
| Kart veya sensör modeli net değil | Yanlış pin veya kütüphane verebilir | Datasheet ve öğretmen kontrolü. |
| Kesin tarih veya rakam sorusu | Kendinden emin yanlış sayı yazabilir | Resmi kaynaktan doğrula. |
| Çok uzun, karışık istek | Ortayı kaybeder, çelişir | İsteği parçala. Adım adım sor. |
Bağlam penceresi ne demek?
YZ ile konuşurken her şey sonsuza kadar aklında kalmaz. Modelin bir seferde bakabildiği metin miktarı sınırlıdır. Buna teknikte bağlam penceresi denir. Konuşma uzadıkça başta verdiğin kart adı, pin veya kural, sanki unutulmuş gibi davranabilir.
Bu yüzden kritik bilgiyi sorunun içine yeniden yazmak işe yarar. Az önce demiştim ya diye kızmak yerine gerekli satırı tekrar ver: kartın adı, ne istediğin, neyin yasak olduğu. Kısa ve tam cümle, uzun sohbet yığınından daha işe yarar.
Atölyede ve ödevde gördüğümüz örnekler
1. Olmayan kütüphane
YZ şu Arduino kütüphanesini kur dedi. Library Manager içinde yok. Sebep çoğu zaman uydurma veya eski bilginin karışmasıdır. Çözüm resmi dokümantasyon veya öğretmenin bildiği kütüphanedir. İsmi kulağa hoş geldi diye kurmaya çalışma.
2. Güzel ama kaymış özet
Bir makaleyi özetlettin. Cümleler akıcı. Asıl vurgu değişmiş, önemli bir uyarı düşmüş. Özet başlangıç noktasıdır. Asıl metni sen okursun. Öğretmene anlatırken YZ cümlesini ezberlemek yetmez.
3. Sağlık sorusu
Bu ağrıya ne iyi gelir diye sordun, net ilaç yazdı. Bu tehlikelidir. Ciddi konuda doktor veya yetkili kişi ile konuşulmalıdır. YZ sohbet arkadaşı veya hekim değildir.
4. Aynı soruya iki farklı cevap
Sabah bir kod, akşam başka kod. Bu normal olabilir. Model fotokopi çekmez, tahmin üretir. Önemli kararı tek cevaba bağlama. İki çıktıyı kartta, küçük bir testte karşılaştır.
Pratik alışkanlıklar
Tek seferde her şeyi yaz deme. Önce sensörü oku, sonra kararı ekle, sonra çıkışı bağla. Büyük istek hem modeli hem seni şaşırtır.
Emin misin, kaynak göster diye sorabilirsin. Yine de kaynağı kendin kontrol et. Model kaynak uydurabildiği için bu soru tek başına belirleyici değildir.
Teknik işte önce küçük test yap. Serial Monitor ekranında değer gör, LED yak, kısa kod dene. Çalışmayan uzun kodu körlemesine karta yükleme.
Anlamadığın kelimeyi olduğu gibi ödeve yapıştırma. Bunu on iki yaşındaki birine anlat der, sonra kendi cümlelerinle doğrula. Anlatamıyorsan henüz öğrenmemişsindir.
Hızlı kontrol listesi
- Bu cevap bir tahmin mi, yoksa doğrulanmış bilgi mi?
- Kaynak, datasheet veya öğretmen kontrolü yaptım mı?
- İsteğim çok mu karışık? Parçalasam daha mı net olur?
- Kritik bilgiyi sorunun içine yeniden yazdım mı?
Sırada ne var?
Nasıl tahmin ürettiğini gördün. Sıradaki bölümde işin pratik tarafına iniyoruz: doğru soru yazmak. Kod yaz demekle HC-SR04 ile santimetreyi Serial Monitor ekranına bas, on satırdan kısa tut demek arasındaki farkı örneklerle anlatacağız.
Tahmini tanırsan korkmazsın. Kontrol edersin.